element
Çanakkale Aikido Gençlik ve Spor Kulübü Derneği
icon

Çalışma Günleri

Pazartesi
Salı
Perşembe
icon

Saat

18:30 - 19:15

Aikido Felsefesi

Tamamıyla fiziksel bir düzeyde bakarsak jiu-jitsu'dan türetilmiş bazı fırlatışlar ve eklem kilitleri ile kenjutsu kaynaklı atışlar ve bazı diğer teknikleri barındıran bir sanat sayılır. Aikido rakipleri yumruklamaya ya da tekmelemeye odaklanmaz. Onları kendi enerjilerini kullanarak kontrollerini ele geçirmeye ya da fırlatışlarla sizden uzaklaştırmaya önem verir. Statik bir sanat değildir, harekete ve hareket dinamiğine büyük önem verir.

Daha yakından bakıldığında ise Aikido'yu uygulayanlar onda aradıklarını bulacaklardır; uygulamalı kendini savunma teknikleri, manevi aydınlanma, fiziksel sıhhat ya da zihinsel barış. O Sensei uyum ve barışın gelişimine büyük önem vermiş ve bu sanatın ahlakî ve manevî yönlerini vurgulamıştır.

"Aikido"nun bir tercümesi "Ruhun Uyum Yolu" olarak yapılabilir. Bugün birçok stil ruhanî yönlerini farklı seviyelerde vurgulasalar da bu ilke Aikido için hâlâ geçerlidir. Her ne kadar barış ve uyumu arayan bir savaş sanatı bir paradoks olarak görülse de; bu, Aikido'nun en temel prensiplerinden biridir.

Aikido ruhsal uyumun yoludur. "Kurucu'su Morihei Ueshiba yıllarca süren uzun, son derece yoğun çalışmalar, araştırma ve geliştirmeler sonucunda onu ortaya çıkartmıştır. Aikido doğa ile bütünlesmek ve onunla tek bir parça olmaktır. Ne düello, ne müsabaka, ne rakip ne de hasım vardır. Sadece ruhumuz ve evrenin ruhu ile uyumlu bir eylemdir söz konusu olan. Aikido işte bu uyumun vücutla ifadesidir. Aikido uzlasma ve barışın yoludur. Bu anlamda doğadaki tüm varlıklarla "bir" olmanın da vücutla ifadesidir. "Kurucu"nun da söyledigi gibi "uzlaşma ve barışın büyük yoludur ki o yolda pusulanın gösterdiği yön, tüm dinlerin cennet olarak tanımladığı yüce evrendir."

Eski bir kaside de bundan söyle söz edilir; Şükürler, şükürler olsun sana ulu evren; Tanrıların tanrısınca tek bir aile olarak yaratılan. Tanrının evreninde hiçbir düşman, hiçbir hasım yoksa, tek bir aileysek, savaşmanıza neden gerek olsun?

"Yol" kavramını kazanmak için AİKİ-ZAFERİ durumunu kavramış olmamız gerekmektedir. Bu tecrübe ancak ve ancak hiçbir zaman bitmeyecek Aikido çalışmaları ile edinilebilir. AİKİ-ZAFERİ veya MASAGATSU AGATSU şu anlama gelir "Gerçek, zaferin kendisidir. Bu nedenle ben zaferle doluyum" Zaferler gerçeklerle kazanılacaktır. Bu yolda sarsılmaz bir inançla tüm kötülüklerin üzerine gidilir ve bu yürüyüş daha ileriye götürülse ne yanlışın ne de doğrunun oldugu duruma ulaşılır. Bu noktaya ulaşırken bu zaferi biz kendi üzerimizde de kazanmalı, gerçek zafere ulaştığında biz de kendi üzerimizde zafere ulaşmalıyız. Böylece herbirimize verilmiş olan görev yerine getirilmiş olacaktır. Gerçekten bu görevi yüklenirseniz o sizin kendinizi tatmin etmenize izin vermeyecektir, bu mümkün de değildir.

Tüm Japon tarihi boyunca Japonlar "budo"nun (savaş yolu, savaş sanatı) esasının onun ruhunda yattığında inanmışlardır. Ünlü kılıç ustalarının kendi benlikleri üzerinde kontrollerini kaybederek mutsuz ve perişan olduklarına çok rastlanmıştır. Bu kayıtlar bize MASAGATSU AGATSU (AIKI-ZAFERI) üzerine iyice egilmemiz gerektigini göstermektedir. "Kurucu" Morihei Ueshiba fiziksel teknikler üzerine son derece yogun inceleme ve arastirmalar yapmis olmasina ragmen onun ruhsal egitimi pek çok acı tecrübe ve zorluklarla geçmis, bazen çok büyük sorunlarla karşılaşmıştır. Çalısmalarını yogunlaştırdıkça fiziksel, teknik kusursuzlugun ve ulaşılan gücün yetersiz oldugunu görmüş ve bunlar arasında bir tatmine ve uyuma ulaşamamıştır. Bunun üzerine araştırmalarını ruhbilim dünyasında sürdürmüs, kendisi ve fikirlerinin gelisimi için oradan bu kalın duvarda bir yırtık olusturmayi başarabilmiştir.

Kurucu Morihei Ueshiba o anı şöyle anlatır; "ruhsal bir ilhama ulasmıştım ve kendimi yeniden dünyaya gelmiş, altından yapılmış Maltreya Bodhisattva gibi hissediyorum..." Bu an Aikido'nun baslangıç noktası olmuştur. Onun "ruh, vücut ve akıl tek bir yapıda bütünleşmelidir." Sözleri Aikido'nun altında yatan sırrı, gerçegi isaret etmektedir ki, o bunu son derece titiz çalışmalarla elde etmiştir. Çalısmaları önce bedeni ile yürütmüs sonra akıl yoluyla geliştirmiş ve "yol"a ulaşmıştır.

Güçlü olmalıyız. Ne tür kötülükle karşılaşırsak karşılaşalım onu yolumuzdan süpürüp atmalı ve adaleti korumalıyız. Aikido, son derece dikkatli çalısmalarla ortaya çıkmıştır. Esasının evrenin doga kanunlarına uyumlu oldugu kabul edilir ve o evrenin ruhuna basarıyla ulaşır. Tüm vücut bu ruhla doludur. Herhangi birinin umduğunun çok üzerinde bir güç ondadır ve dışarıya uzanmaktadır.

Kurucu söyle der; "Bu dünya insanlarca yönetilmektedir. Bu bir insanlar evrenidir. Gözlerinizi kapattığınızda hiçbir sey göremezsiniz. Ego'nuzu ve hırslarınızı terkederseniz tüm evren sizin olacaktir. Aiki, evrenle ruhsal ve bedensel bir asimilasyondur." Evrenle ruhun birleşmesi durumu Aikido'da bir "üstün durum" halidir. Bu nedenlerle o "bütünlesmenin, evrenselleşmenin BUDO su" diye anılmaktadır.

Yine "Kurucu" söyle demistir; "Aiki gerçeğin kendisini tanımlar. Bize saldırmakta olan insanlarla bir araya gelip sevgiyle barısma yoludur. Onlar hiddet içinde saldırırken siz tebessümle karşılayın, barışı sunun. Bu Aiki'nin gerçek yoludur." Eger bu öğretiyi kavrayamazsanız öğrendiğiniz Aikido sadece savaşmaya yarar ve onun sırrına hiçbir zaman ulaşamazsınız.